8 Aralık 2014 Pazartesi

ANASINDA, DANASINDA, KIZANINDA ARABA!

   Belki bu yazıyı yazmakta biraz geç kaldım ama yinede zararın neresinden dönersek kârdır hesabı, bir hatırlatma yapma gereği hissetim kendimce...
Kış mevsimi geldi... Gerçi, nerde o eski kışlar... Bu aylarda lapa lapa kar yağar, eğer kar yağmıyorsa da ayazı yakardı geçmiş yıllarda... Bele kadar hatta boyumuzu geçen kar öbekleri oluşurdu kuytu bölgelerde... Tabii bu işin nostaljik kısmı... Kara kışların olduğu o yıllarda, Keşan’ımızda trafik sorunu da neredeyse yok gibiydi aslında... Nereden olacak ki... En lüks otomobil Renault ol dönemde, vardı üj-beş kişide... Sonra Murat 131... Çoğunluk da Murat 124 otomobil sahibiydi olanlar genelde... Saysan sayılırdı tek tek otomobil sahipleri... Emekli olan memurun eğer evi varsa, ikramiyesi direkt yatıyordu Murat 124 otomobile... Park sorunu desen hiç yok... İstediğin yere park et otomobilini... Zaten otomobil gören, etrafında bir turlayıp, hafif eliyle dokunurdu ‘otomobil elledim!’ diye...
   Sözün kısası, kış mevsiminde yangın vb. felaketler nedeniyle otomobiller hiçbir zaman tehlike arz etmez, bir felaketin önlenmesine engel teşkil etmezlerdi...
   Ancak geçenlerde şöyle bir ara sokaklarda turlayayım dedim... Sanki gökyüzünden araç yağmış gibiydi! Bir apartmanın önünde durdum, oradan saydım, buradan evirdim, arkadan çevirdim, en fazla 6 hane oturur burada dedim... Apartmanın çevresinde ise 11 araç park edilmişti... Bu arada benim oraya buraya gezdiği gören bir vatandaşım da yanıma gelip, ‘Hayrola birini mi arıyorsunuz?’ dedi... ‘He ya’ dedim... ‘Birini değil, 5’ini birden arıyorum!’ Vatandaşım espriyi anlamadı tabii ki, bunun üzerine hemen, ‘Dikkatimi çekti bu apartman 6 hanelik ama çevresinde park edilmiş 11 araç var. Kimse bu 5 kişi, bu apartmanın olası bir yangın tehlikesinde kapamışlar tüm girişi’ diye ekledim... Vatandaşımın yan yan bir sırıtışı vardı ki göresiniz... ‘A be o apartmanın anasında danasında kızanında var araba, hepsiciği onların, yok yabancının arabası orada’ dedi bana... Bu cevabı alınca da hemen gazlayıp, baktım başka sokaklara... Ancak her yerde aynı manzara... Bacalardan dumanlar yükseliyor, fakat bir sokaktan geçerken arabaya akrobatik hareketler yaptırmak gerekiyor! Peki bu araçlarını gelişigüzel park edenler, etraflarında bir felaket yaşanma olasılığını hiç mi düşünmüyor... Gecenin bir yarısı, Allah korusun bir evde yangın çıksa ve iftaiye aracı, sırf gelişigüzel ve geniş aracın geçeceği oranda yol bırakılmadığı için bir yangına zamanında müdahale edemese, hiç mi vicdanları sızlamayacak... İlla ki bu yönde bir gelişme yaşandıktan sonra mı ders alınacak...
   Geç de olsa, akşam saatlerinde evlerinin önüne araçlarını park eden sürücülerin bir kez etrafına bakmalarını ve çevrelerinde bir yangın olma ihtimalini düşünerek, araçlarını en uygun şekilde park etmelerini diliyorum... Bu hepimizin başına gelebilir ve hepimiz birbirimizi düşünmeliyiz... Saygılarımla...




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder