15 Kasım 2014 Cumartesi

ÇOCUKLARIN VE GENÇLERİN YAŞADIĞI İBRETLİK ÖYKÜ...

Yer: Keşan
Konu: uyuşturucu, cinsellik, taciz, şantaj, tehdit, yalan, mağduriyet...
Olay kahramanları: 14-25 yaş arasındaki kız ve erkek çocukları ile gençler...

   Bu hikayeyi okurken kimileriniz çok meraklanacak, kahramanların kimler olduğu üzerinde odaklaşacaksınız... Ancak bu hikayeyi konu etmemin sebebi; meraklanmanız ve kahramanlar üzerinde odaklaşmanız değil, bu tür olayların kahramanlarının sizin hanenizden, yakınınızdan, canınızdan olan çocuk ve gençlerin de olabileceği ihtimali üzerine ders çıkarıp, tedbir almanız içindir... Çok sansür koymayacağım ifadelerime, çünkü başka türlü olayı tam olarak anlatabilmem mümkün değil... Bu olay Keşan’ımızda yaşanmış bir gerçektir ve bu gerçek olayların benzeri hâlâ da yaşanıyor olabilir... Yine olayı anlatabilmem için kişilerin isimlerinde rumuz kullanacağımı bilmenizi isterim... Bir dizi halinde sizlere sunacağım bu hikayeyi de tekrar tekrar okumanızı ve Keşan’da yaşanan bu gerçeklerden hareketle, çocuklarınıza ve gençlere sahip çıkmanızı, kötülüklerden, yanlışlardan uzaklaştırmanızı dilerim...
                                                                       * * *
   Ayşe henüz 16 yaşında... Bir gün uzaktan da akrabaları olan Simge’nin daveti ile Ahmet’lerin evine gider. Davetli olarak gittiği evde Ayşe, Ahmet’le birlikte ilk kez gördüğü 2 kişi (erkek) ile daha tanışır. İlk kez tanışmalarına vesile olan o evde, sadece sohbet edip, müzik dinlemiştir bu çocuk ve gençler. Birbirlerinin telefon bilgilerini almayı da ihmal etmemişlerdir tabii ki. Bu birliktelikten bir süre sonra Ayşe, Keşan’da bar türü bir eğlence yerine gider. Burada bir parti verilecektir. Parti çıkışında kız arkadaşı ile birlikte olan Ayşe’nin yanına gelen daha önce tanıştıkları bu gençler, yine ilk bir araya geldikleri eve gitmeyi teklif eder. Ve birlikte bu eve giderler. Gençlerden biri cep telefonu ile bir başka arkadaşını arayarak, kendisini almasını ve uyuşturucu madde satın almaya gideceklerini söyler. Ve gelen otomobille birlikte evden ayrılan bu gençler, bonzai maddesi ile geri dönerler. Plastik şişelerden kova düzeneği oluşturularak, evde bulunan çocuk ve gençlerin hepsi bonzai maddesi kullanır. Ve Ayşe, ilk kez aldığı bu bonzai maddesinin verdiği sarhoşlukla birlikte, yanında 2 erkek olduğu halde evin yatak odasında bulunan kanepeye uzanırlar. Ayşe, bu kanepenin üzerinde erkeklerden biriyle cinsel ilişkiye girer ve diğer erkek ise bunları izlemektedir. Ayşe, sabaha kadar kaldığı bu evden, cinsel ilişkiye girdiği erkekle birlikte, evine gitmek üzere ayrılır. Evine geldiğinde ise Ayşe, ailesine geceyi bir kız arkadaşında geçirdiğini söyler. Birkaç gün aradan sonra Ayşe, yine aynı eve gider ve bu arkadaş grubu yine bonzai maddesi kullanır. Ayşe ve diğer iki kişi, bonzainin ardından bali de çeker. Ayşe, bonzai ve balinin etkisiyle kendini aşırı yorgun hissetmiş ve yine bir yatağa uzanmıştır. O sırada evdeki kişilerden biri Ayşe’nin üzerindeki kıyafetleri çıkarıp, çırılçıplak soyarak cinsel ilişkiye girmiştir. Ayşe, kullandığı uyuşturucu maddelerin etkisiyle karşı koyamamıştır. Yine Ayşe, cinsel ilişkinin ardından çıktığı odada, cinsel ilişkiye girdiği erkeğin kız arkadaşı ile aynı evde karşılaşmıştır. Bu olaylar yaşanırken ise Ayşe, Ahmet’le birkaç kez ilişkiye girmiş ve birlikte yaptıkları sohbetlerde de Ahmet tarafından Ayşe’ye para sıkıntısından söz edilmiştir. Ayşe’ye para sıkıntısından söz eden Ahmet, aynı zamanda iğrenç planlarından da bahseder. Hatta Ahmet, kız arkadaşı ile yaptıkları planlar sonucu, bu yolla kazandıkları paraları ve planlarını da rahatlıkla anlatır. Ahmet, Ayşe’ye de aynı yolla para kazanma planlarını harekete geçirmelerini teklif eder. 16 yaşında olan Ayşe, kendisinden birkaç yaş büyük olan Ahmet’in teklifine sıcak bakar ve para kazanmak için hazır olduğunu söyler. Ahmet’in geniş çevresi ve daha önceki benzer deneyimi sayesinde kurban seçilmiştir. Kerli ferli, parası bol, birazda kadın düşkünü ama aynı zamanda evli olan bir kurban seçilir. Her şey tamamdır ama sadece Ayşe’nin ailesini kandırması ve bir kız arkadaşını bahane ederek, kurbanla geçireceği gecenin engellerinin ortadan kaldırılmasına gelmiştir. Ailesi ayarlanan gece için Ayşe’ye arkadaşının evinde kalmasına izin vermemiş ancak birkaç gece sonrası için izin alabilmiştir. En büyük sorun olan aile faktörünü halleden Ayşe’nin önünde sadece yaşını biraz daha büyük göstermek adına küçük püf noktaları kalmıştır. Seksi iç çamaşırı giymesi, yaşını daha büyük göstermesini sağlayacak makyaj vs. gibi şeyler. Bu konuda da hiç zorlanılmamıştır, çünkü planı hazırlayanların bu konuda daha önce tecrübeleri vardır.
   16 yaşındaki Ayşe’ye dantelli jartiyer alınır ve iç çamaşırı olarak bunu giyer. Tabii, üzerine de pantolonunu giyer. Makyaj malzemeleri ile de en az 3-4 yaş daha büyük gösterilen Ayşe, kurtlar sofrasına hazırlanmıştır. Sırada çıtırlardan hoşlanan kurbanla bir araya gelme kalmıştır. Bir de plan gereği kurbanın dikkati şişe çevirmece oyunu ile çekilecektir. Birkaç kişi bir arada ve çevrilen şişe kime denk gelirse başlayacak striptiz yapmaya! Ve çırılçıplak kalacak olan Ayşe, çıtır sevdalısı olan kurbanı seksi görüntüsü ile çıldırtacaktı. Nihayet bir başka evde bir araya gelindi. Ortada bir şişe, Ayşe, kurban ve birkaç kişi daha bu şişenin etrafındaydı. Şişe çevrildi ve Ayşe’ye denk geldi. Oyun bu ya(!), Ayşe hemen üzerindeki pantolonunu çıkardı. Şişe çevirmece oyunu, şişenin etrafındakilerden Ayşe’nin iç çamaşırları ile kalıncaya, diğerlerinin ise bazı kıyafetlerini çıkarıncaya kadar devam etti. Bu arada şişe çevirmece oyunu sırasında alkol alınıyor, hatta bir ara kurbanın alkolüne konması düşünülen uyuşturucu haptan ise ters etki yapmasından dolayı korkulup vazgeçildi. Öpüşmeyle başlayan erotik sahnelerde niyet; kurbanı tahrik etmek ve yatağa çekmekti. İstenilen sonuca ulaşıldı, aktörlerden birinin Ayşe’ye sıkı sıkı tembihi ise parayı almadan yatağa girmemesi oldu. Ayşe, kurbana yaklaşık 2 bin TL paraya ihtiyacı olduğunu söyledi. Ancak kurbanın üzerinde bu para yoktu. Bir miktarını peşin verip (yatağa girmeden önce), geriye kalanı için de ertesi gün için söz verdi. Sözü alan Ayşe ile kurban, cinsel ilişkiye girerek, birlikte oldu. Bu arada en can alıcı nokta ise cinsel ilişkiye girildiği anda odanın bir köşesine yerleştirilen görüntülü kayıt cihazıydı. Yine cinsel ilişki sırasında odanın ışığı kapatılmayacak ve cinsel birliktelik görüntülü kayıt cihazına net olarak yansıyacaktı. Öyle de oldu. Gecenin bir vaktine kadar devam eden bu cinsel birliktelik sonrası, kurban ve planın birkaç aktörü evden ayrılırken, aktörler bir süre sonra bonzai ve uyuşturucu haplarla eve geri döndüler. Ayşe ve aktör önce uyuşturucu hap kullandı, gecenin devamında da birlikte bonzai içtiler. Sonra da Ayşe ile kurban arasında yaşanan cinsel birlikteliğin görüntülerini hep birlikte seyrettiler. Hem kurban hem de Ayşe çok net belli oluyordu görüntülerde. Sabaha karşı ise sıra baliye gelmişti ve hep birlikte bali çektiler. Ayşe bu gecenin sabahında ikinci cinsel birlikteliğini yaşadı aktörlerden birisi ile. Aldığı uyuşturucu maddelerle karşı koyması mümkün olmadığı gibi karşı koyacak bir davranışta da bulunmadı. Her şey olup bittikten sonra ise tehdit edildi Ayşe, olan biteni kimseye söylememesi için. Çünkü ilişkinin kaydında Ayşe de görünüyordu ve yanarlarsa hep birlikte yanacaklardı!
Bu arada Ayşe’nin bir sevgilisi vardı ve bütün olan bitenlerden haberdardı. Sevgilisinin Ayşe’ye uyarısı ise plan hazırladıkları kişilerin kurnaz olduğu ve parasını yedirtmemesi tavsiyesi oldu. Ayşe’nin çevresinde olan kişilerin (erkek) büyük çoğunluğu bonzai kullanıyordu. Farklı ortamlarda yaşadıkları buluşmalarda Ayşe’ye bonzai veriyorlar, hatta Ayşe’nin bir kız arkadaşı da ilk bınzai deneyimini bu grupla birlikte yaşamıştı.
   Yine Ayşe’nin cep telefonuna bir gün mesaj geldi, ne yaptığı sorulan masumane bir mesaj. Ayşe önce mesajın kimden geldiğini anlayamadı ama sonra bu kişinin aracına atlayıp Keşan’ın meşhur Radyolink Yolu’na gitti. Burada kendisine yapılan teklif oldukça can alıcıydı! Yaptıkları bütün planlardan haberdar olduğunu Ayşe’ye söyleyen bu kişi, plan ortaklarını terk edip, kendisiyle birlikte hareket etmesini söyledi. Kendisinin tecrübeli olduğunu ifade eden bu kişi Ayşe’ye, ‘seni ben büyüteyim!’ ifadesini kullandı. Ayşe’yi öpmeye de yeltenen bu kişi, Ayşe’nin itirazı üzerine geri çekilip, üstelemedi. Ve bu görüşmenin ardından Ayşe’yi okuluna bıraktı. Bu görüşme sabah saatlerinde olurken, Ayşe’ye aynı kişiden yine mesaj geldi. Mesaja cevap olarak okulda olduğunu belirten Ayşe’ye bu kez gelen mesajda ise kendisinin evde olduğunu ve oraya gelmesini istedi. Dersi olduğunu belirten Ayşe’ye bu kez gelen cevap, ‘başkaları için okulu astın bir kez de benim için as!’ oldu. Ayşe ısrarla okul çıkışı uğrayabileceğini belirtti ve aldığı cevap ‘okul çıkışı ev kalabalık olur’ şeklindeydi. Ayşe ve o kişi aralarında geçen mesajlaşmalar bu şekilde devam ederken, okul çıkışı yine o evde aldı soluğu Ayşe. Evin kalabalık olmasında ötürü de diğer kişilerin haberi olmadan bir odaya geçirilen Ayşe’nin eline bir sigara ve bir bira da verildi. Ayşe sigarasını dumanlar ve birasını yudumlarken, sık sık ziyaret de edildi bu kişi tarafından yalnız kaldığı odada. Sonra bu kişi Ayşe’ye cinsel gücü artırıcı hap aldığını ve bir tane daha olan bu haptan kendisinin de yutmasını söyledi. Ayşe gerek olmadığını söylemesi üzerine, ortadan kırıp yarı yarıya kullanmasını teklif etti bu kişi Ayşe’ye. Bu teklifi geri çevirmedi ve cinsel gücü artırıcı hapın yarısını attı ağzına Ayşe. Hapı içmesinden kısa süre sonra sersemleyen ve mayışan Ayşe, uzandı. Emeline ulaşan diğer kişi ise Ayşe ile cinsel birliktelik yaşamak için can atıyordu. Ayşe hapın etkisiyle istemekle istememek arasında kalmıştı. Ne karşı koyacak gücü vardı, ne de karşı koymaya çalıştı. Ayşe’nin üzerindeki kıyafetleri çıkaran ve tamamen soyan bu kişi, Ayşe ile cinsel birlikteliğe girdi ancak orgazm olamadı.
   Ayşe bu kişiyle mesajlaşırken aralarında cinsel birliktelik geçeceğine karşı bir düşüncesi yoktu. O ilk kurbandan gelecek olan paranın akıbetini merak etmişti. Bir de Ayşe, kurbanla yaşadığı cinsel ilişki sonrası kullandığı bir başka uyuşturucu hap nedeniyle de halüsinasyonlar görmeye başlamıştı.
   Ayşe, o gün yaşadığı ilişki sonrası evde bulunan bir kız arkadaşı ve cinsel ilişkiye girdiği kişiyle ve kurulan planın kahramanı olan kişiyle evden ayrıldı ve araçla kız arkadaşı gideceği yere, kendisi ise evinin yakınlarında bir yerde bırakıldı. Bu olaydan sonra Ayşe, birkaç gün evden sadece okuluna gitmek üzere çıktı. Yine bir süre sonra Ayşe, kurbandan gelecek paranın devamı için plan kahramanına mesaj atıp, her şeyin yolunda olup olmadığını sordu. Ayşe’ye kurban tarafından bekledikleri cevabı verildi.
   16 yaşındaki Ayşe’nin bütün bu yaşadıklarından 2 yıl önce yani 14 yaşında iken ilk cinsel deneyimi olmuştu. Bakireliğini 14 yaşında kaybeden Ayşe’nin kendisinden 13 yaş büyük bir erkekle olmuştu ilk cinsel birlikteliği. Bir arkadaş ortamında tanıştıkları be erkekle 5-6 ay süreyle cafe ve araçta başlayan buluşmaları ve bu buluşmalar sırasındaki yakınlaşmaları, ev ortamındaki ikinci buluşmalarında güven tazeleyen bu kişi Ayşe’yi ikna etmişti. Resmen evli olan ancak eşiyle aynı evi paylaşmayan bu kişi ve Ayşe’den 13 yaş büyük olan bu kişi, Ayşe’nin bekaretini almıştı. Tabii ilk ilişki sırasında kan gelmemesi nedeniyle de Ayşe’yi bakir olmamakla suçlayan bu kişi, Ayşe’ye kendisini kandırdığını bile söyledi. Ancak Ayşe ilişki sonrası eve gittiğinde iç çamaşırında kan görmüş ve bakire olduğu konusunda bu kişiyi ikna etmişti. Henüz ilköğretim öğrencisi olan Ayşe’nin kendisinden 13 yaş büyük olan bu erkekle buluşmalarında zaman zaman tartışmalar yaşanıyor ve Ayşe’nin sinir krizi geçirdiği de oluyordu. Hatta kendisinden 13 yaş olan sevgilisi tarafından hastanede tedaviye bile götürüldüğü oluyordu Ayşe’nin. Yaklaşık 2 yıl kadar kendisinden 13 yaş büyük olan sevgilisiyle ilişkisi devam eden Ayşe, bekar evinde, araçta, başka bir arkadaşlarının evinde olmak üzere birçok kez cinsel birliktelik yaşadı bu kişiyle, hem de hiç korunmadan. Bir günde 8 kez cinsel birliktelik dahi yaşamıştı bu kişiyle Ayşe!
   Sadece Ayşe mi? Tabii ki hayır. Ayşe’nin gözlemlediği kadarıyla çevresinde bulunan birçok arkadaşı da cinsel birliktelik yaşıyordu erkek arkadaşlarıyla. İlişkilere birebir tanık olmamıştı ancak buluştukları ev ortamlarında kız ve erkeklerin ayrı odalara kapanıp, saatlerce kalmalarına şahit olmuştu. Ayşe’nin ya da diğer çocuk ve gençlerin aileleri ise bu durumdan haberdar değildi. Kızlar aralarında anlaşıp ailelerini kız kıza birlikte olacakları konusunda hatta bir birlikteliklerinde de ders çalışacakları konusunda ikna ediyordu. Okullarında da dikkat çekecek devamsızlıklar yapmayan bu öğrencilerin aileleri olan bitenlerden habersizdi. Ne de olsa, bu kız çocuklarına akıl hocalığı yapan, tecrübeleri ile yardımcı olan ağabeyleri vardı karşılarında! Aileler bu cinsel birlikteliklerden haberdar olmadığı gibi, çocuklarının uyuşturucu kullandıklarını da fark edememişlerdi. Çünkü evde değil, bulundukları ortamlarda alınan bu uyuşturucuların etkisi evlerine gidene kadar geçiyordu. Ayşe, defalarca cinsel ilişki yaşadığı ve bekaretini aldığı bu kişiden tamamen ayrılmış, bir daha da görüşmemiş. Ancak Ayşe’nin etrafındaki kişiler, onu rahat bırakmıyor ve cinsel ilişkiye girmeleri konusunda ikna edebiliyorlardı. Gece ya da gündüz farketmiyordu, hatta genelde gün ışığında gerçekleşiyordu bu cinsel birliktelikler. Güpegündüz bir cafenin arka tarafına bile cinsel ilişkiye girmişti Ayşe bir erkekle. Hem de birlikte olduğu erkeklerin hemen hemen hepsi Ayşe’nin 15 yaşından küçük olduğunu da biliyorlardı. Bir mekanda yaşanan ilk tanışmaların ardından telefon numaraları alınıyor, ikinci birliktelik gerçekleşiyordu. Ayşe ile cinsel birliktelik yaşayan erkeklerin büyük bir kısmı dışarı boşalırken, bir kısmı da prezervatif kullanıyordu. Ayşe ile cinsel birliktelik yaşayan erkekler, daha da ileri gidip samimi kız arkadaşlarını da sorgulamaya, bir dahaki buluşmalarında daha kalabalık olmaları tavsiyesinde de bulunuyorlardı. Çünkü ballandıra ballandıra cinsel ilişkilerini anlattıkları erkek arkadaşları vardı ve onlar da bu tür beraberlikler yaşamak arzusundaydılar. Bu gerçekleşti de. Ayşe, artık bazı kız arkadaşları ile birlikte mekanlara giderken, Ayşe’nin cinsel birliktelik yaşadığı kişiler de yanlarına arkadaşlarını getirdiler. Kalabalık bir cinsel ilişkiye girme arzusu olan çete oluşmuştu! Kızlar ve erkekler, ailelerini ikna ettikleri her fırsatta geceleri bir evde buluşuyor, ikna edemedikleri günün ertesinde ise ya okuldan kaytarıyor ya da okul çıkışı bir yerlerde buluşup cinsel birliktelik yaşıyorlardı. Sadece cinsel birliktelik değildi yaşadıkları. İşin içine alkolden sonra uyuşturucu da girmişti. Extacy ya da bonzai gibi uyuşturucu maddeler ilk sırada yer alıyordu.
   Ayşe, bütün bu gelişmeleri yaşarken, bazı görüntüler ise cep telefonu ile kameraya alınıyordu Kameraya alınan görüntülerin sadece birinden haberi olurken Ayşe’nin, işin içinde başka tuzaklar olduğunun farkında değildi ya da farkındaydı ama işin nereye sürüklenebileceğini kestiremiyordu. Ayşe’nin etrafında 19-25 yaş arası erkeklerden oluşan bu çete, Ayşe’yi kullanarak zengin olmak hayalindeydi! Aynen filmlerde olduğu gibi... Ayşe’nin ise yaşadığı cinsel birlikteliklerin sadece birinden para eline geçmişti, onun dışındakilerden haberdar değildi. 16 yaşına gelen ve yaklaşık 3 yıl önce ilk cinsellik birlikteliğini yaşayan Ayşe’nin bu trajik hikayesinin ilk bölümü de etrafındaki çetenin sınırları zorlayıp, şantaj ve tehdit içerikli davranışlarıyla son buldu.
                                                              ***
   Ya Fatma... Fatma da henüz 15 yaşında. Annesi ve babası yıllar önce ayrılan Fatma’yı dedesi büyütmüş. İlk ve ortaöğrenimini tamamlayan Fatma, ortaöğretimin son yılında dedesine maddi katkıda bulunmak amacıyla, bir yandan da çalışmaya başlamış. Bu arada Fatma’nın dedesi de borç batağına saplanmış. Kendi imkanları yetersiz kalan ve Fatma’nın elindeki tüm parayı da alan dedesi, Fatma’dan daha çok para getirmesini istemiş. Bir yandan okula giden, okuldan kalan boş vakitlerinin tamamını çalışarak geçiren Fatma, elinde ne var ne yoksa dedesine veriyormuş. Ancak her seferinde dedesinden azar işitip, daha çok para getirmesi söyleniyormuş. 15 yaşındaki Fatma’nın daha çok para getirebilme şansı ise yokmuş. Çalışma saatleri ve şartları belli. Part-time çalışan Fatma’nın eline en fazla geçen para, asgari ücretin yarısı imiş. İşleri bozulan ve maaşına da banka tarafından el konulan dedeye, Fatma’nın getirdiği para yetmiyormuş. Dedesinden dayak dahi yiyen Fatma’nın bu durumunu farkeden etrafındaki atmacalar yakınlık göstererek derdini sormuş! Fatma da bu kişilere, yaşadığı durumu anlatmış. Güya Fatma’ya destek olacak bu kişiler, çok para kazanmanın yolunun yataktan geçtiğini ima etmiş. Zaten dedesi de zaman zaman Fatma’ya, ‘git birinin koynuna gir ama paralı olsun!’ şeklinde sözler sarfediyormuş. Dedesinin sürekli para istemesinden bunalan ve huzursuzluk yaşayan Fatma, çevresindeki kişilerin de bu yönde teklifte bulunmasıyla kendini, kendinden yaş olarak oldukça büyük bir adamın koynunda bulmuş. Fatma, yaşına göre gösterişli biriymiş de. Fatma, yaşadığı bu birliktelikten aldığı bedeli dedesine teslim etmiş, çalıştığının karşılığı olarak. Dedesi ise part-time çalışarak kazanmanın mümkün olmadığı bu parayı nasıl elde ettiğini bile sormamış torunu Fatma’ya... Onun için para ne kadar çok ise, o kadar mutluymuş. Fatma, yaşadığı birlikteliklerin karşılığında aldığı parayı dedesine teslim ettikçe dırdırdan kurtuluyormuş ama iç dünyası da karmakarışıkmış. 15 yaşındaki Fatma’nın aslında geleceğe dair çok farklı hayalleri varmış. Tahsilini tamamlayıp, eline ekmeğini almayı planlayan Fatma, kendi ayakları üzerinde duracağı günlerin hayalini kuruyormuş. Onun hayallerinde birkaç kez gördüğü erkeklerle para karşılığında cinsel ilişki yaşamak yokmuş. Filmlerde bile görmediği seks fantazilerine maruz kalacağı hiç aklına gelmemiş Fatma’nın. Anne ve babasının ayrılması nedeniyle çocukluğunu hatırlamayan Fatma’nın sığındığı dedesinden yediği darbe ile gençliğini hatırlayamayacağı ise hiç aklına gelmemiş. Fatma’nın bütün bu yaşadıkları hayallerini söndürmüş ve geleceğe dair hiçbir beklentisi kalmamış. Onun için artık yaşamak, borç batağında olan dedesini bu durumdan kurtarmak olmuş. Gece eve gelmemiş, okulunu ve derslerini aksatmış, dedesinin umurunda bile değilmiş. Fatma para getiriyorsa nerede olduğu, ne yaptığı önemli bile değilmiş dedesi için. Fatma, yaşadığı bu kötü günlerin bunalımı ile yavaş yavaş uyuşturucunun da tadını almaya başlamış. Uyuşturucu madde kullanmak Fatma’nın hoşuna gitmese de, bir an olsun yaşamaktan keyif almak adına yapıyormuş bunu. Zaman zaman ‘bu durumdan kurtulmam mümkün olabilir mi?’ diye de düşündüğü oluyormuş.
                                                            ***
    Hiçbir zaman aile birlikteliği yaşayamayan Fatma’nın, acaba günü birinde bir ailesi olacak mıydı? Fatma’nın bir yuva ve çocuk sahibi olması mümkün müydü? Fatma, istemeyerek yaşadığı bu kiri üzerinden atabilecek ya da unutabilecek miydi?
                                                            ***
   Evet sevgili okurlarım. Ayşe ve Fatma, daha 14-15 yaşında kendilerini birçok erkeğin kollarında bulup, uyuşturucu maddelerle tanıştılar. Ayşe ve Fatma, sadece Keşanlı çocuk ve gençlerimizden 2 tanesi. Biz kız çocuğu ailesinin bilgisi dışında etrafındaki kötü niyetli insanlar tarafından, diğeri ise aile büyüğünün iteklemesi ile hayatları daha gencecik yaşta karardı. Ayşe ve Fatma, hepimizin çocuğu olabilirdi, belki bizim de çocuklarımız tehdit altında. Ayşe’yi, Fatma’yı ve Ayşe’nin ailesini kınamayalım, aksine destek verelim. Fatma’nın dedesi için ise aynı şeyi düşünmüyorum.
   Bu yaşanmış hayat hikayesinden hepimiz birer ders çıkarmalı ve hiç tanımadığımız bir gencin; tutum, hâl ve hareketinden şüphelendiğimiz takdirde ihbarda bulunalım. Belki, daha yolun başındayken onun bir batağa sürüklenmesine engel olacağız, belki de sürüklendiği bir bataktan kurtaracağız.
   Maalesef ki, uyuşturucu madde kullanımı Türkiye genelinde arttığı gibi Keşan’ımızda da artış gösterdi. Kullanım yaşı ortalaması da oldukça düştü.
   Ben; tüm ailelerden çocuklarına sahip çıkmalarını ve takibe almalarını öneriyorum. Keşan’da uyuşturucu madde temin etmek, bakkaldan ekmek almak kadar kolay! Üzgünüm ama maalesef durum böyle. Daha önce alenen yapılan ve ‘suç’ kapsamına bile girmeyen uyuşturucu madde kullanımı, yeni çıkan yasayla birlikte değişti ve artık içiciler de cezalandırılıyor. O nedenle bundan böyle uyuşturucu kullanımı alenen yapılmayacak ama müptela olanlar bir şekilde ulaşmaya çalışacaktır.
   Keşan’ımızda bir daha bu tür olayların yaşanmaması ve başka Ayşe ile Fatma’ların hayatlarının karartılmaması dileğiyle, saygılar...




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder